İtalya Macerası

Bir haftalık kocaman bir İtalya macerasından dönmüş bulunuyorum. Hayatımda en çok zorlandığım, en çok süründüğüm, en çok sefil olduğum, en çok zevk aldığım seyehatlerden biriydi. Televizyonlardan, kitaplardan, oradan buradan duyduğunuz bütün bilgilerin ne kadar göreceli olduğunu, insanların size “doğru” olarak takdim ettiği çoğu malumatın ne kadar öznel olduğunu ancak bir seyehatle, özellikle tek başınıza bir seyehatla anlayabilirsiniz. Kah kaybolarak, kah koşturarak, kah saatler boyu yürüyerek. Bir ülkeyi öğrenmenin tek yolu o ülkede kaybolmaktır. Kaybolup, korkmaktır iliklerinize kadar. Sonra, çaresiz kalmaktır…

Velhasıl, 14 Ocak’ta İtalya seyehatim güzel başladı. Eindhoven’a varmam, sorunsuz check-in, sallantılı uçuş, Roma’nın uyduruk havalimanı, korsan sayılabilecek bir otobüsle Roma Termini’ye transfer…

Roma Termini adından da anlaşılacağı üzere, Roma’nın terminali. . Şimdilerde Türkiye’de terminal lafı terkedilmeğe çalışılıyor fakat böyle karşılaşmak güzeldi. İçinde giyim-kulam dükkanlarından tutun lokantalara varıncaya kadar her tür olanak mevcut. Kocaman bir yer; iç tarafında trenlerin hareket ettiği peronlar, ortada alış veriş yapılacak kısım, dış tarafta da otobüs durakları mevcut. Binlerce insan dolaşıyır etrafta. Termini’ye vardığım gibi Sieana biletini aldım. 1 saati bekleme ile geçen yaklaşık 3 saatlik bir tren yolculuğu sonrası Sieana’ya ulaştım. Tren biletleri de şöyle:
(more…)

Popularity: 39% [?]

Posted on 22 January '08 by admin, under Living Thing, Türkçe. No Comments.

İtalya Yolcusu Kalmasın!

Kuzey Avrupa’nın havası her daim kapalı olan, deniz seviyesinden alçak ülkesinde bunalıma giren bünyeme kısa süreliğine de olsa bir reset atmak istiyorum ve güneye iniyorum. Güneş istiyorum. Dostları görmek istiyorum. Siyasetsizliğin kuruttuğu topraklardan, güneyin çizmesine, İtalya’ya gidiyorum.

Pizza yiyeceğim, şarhoş olacağım. Belki Frenze’de kalacağım hayatım boyunca, öyle bir karar vereceğim. Fotoğraf çekeceğim, kendimi de, hayalimi de, Coleseum’u da… Sonra “yaşasın sakallara özgürlük hareketimiz” diye bağıracağım. Biraz daha dolaşacağım…

Gezgin olmak vardı diye düşüneceğim, ayaklarımın isyanına üzüleceğim. Şöyle bir sahilde boylu boyunca yatmak vardı diyeceğim, hava akşamüstü olduğunda o tatlı rüzgarı düşüneceğim.

19 Ocaklar olmasın bir daha diye düşünürken, içim sızlayacak, güneşi görmek isteyeceğim. Vay be diyeceğim, dudak bükeceğim… Biraz dinlence, biraz dinlence…

PDF Sürümü/Version

Popularity: 23% [?]

Posted on 13 January '08 by admin, under Living Thing, Türkçe. No Comments.

Uzun Yollar Beni Bekler

Hollanda-İtalya arası ucuza bir uçak bilet bulamazsam sanırım kara yoluyla gitmeği deneyeceğim. Çünkü Christmas zamanı olduğu bilindiğinden şirketler o meşhur 1 € cent’lik ucuşları kaldırıyorlar. Yerine normal fiyatlar geliyor… Özellikle Ryanair ve Corendon çok meşhur bu konuda. Bütün yol yaklaşık 1300 km. Tahminen 15 saat kadar sürer.

Cheap Flight dönemi başladı beri ihya olan Avrupa gençliği, bu dönemlerde sıkıntılı. İnsan dolaşımının az olduğu sezonlarda çok makul biletler bulmak mümkünken, insan çoğalınca minibüse taksi parası vermiş gibi oluyorsunuz…. Bazen de öyle gariplikler oluyor ki, aynı uçuşta 10€’luk bilet ve 190€’luk bilet aynı anda satılabiliyor. Oldukça ilginç.

Her neyse, işler yolunda giderse yol şöyle:


Daha Büyük Haritayı Görüntüle
PDF Sürümü/Version

Popularity: 32% [?]

Posted on 21 December '07 by admin, under Living Thing, Türkçe. No Comments.