Lahmacun Günlükleri #2: Pide

The döner meat is being sliced from a rotating spit. Note the gas grill behind the spit, which is used to cook the meat.Image via Wikipedia

Pisboğazlık turlarımın birinde, Hollanda‘nın meşhur marketlerinden biri olan Albert Heijn‘da “Pide” isimli bir ürün buldum, aslında tam adı “Pide met Döner Kebap” idi. Yani Dönerli pide. Garip icatlardan biri daha. Özenli paketlenmiş tam dondurulmadan soğuk zincirle tüketiciye sunulmuş. Pişirme talimatında 200 ya da 210 derecede önceden ısıtılmış elektirkli fırında 5 ya da 6 dakika kadar tutulması öngörülmüş.

Velhasıl, pideleri paketinden çıkarıp fırına attım ve pişmesini bekledim. Ancak sürenin sonuna doğru kontrol ettiğimde, talimatta belirtilen sürenin yetmediği açıktı, bir kaç dakika daha tuttum. Paketinde iddia edildiği üzere dönerli idi ancak en büyük döner parçası 4-5 milimetre civarındaydı. Yuh dedim. Hollanda’da sarımsak sosu çok popüler olduğundan bu pide de aynı sosla renklendirilmeğe çalışılmış ama nafile, cık, olmamış… Hele hamurunun kaba olması sebebiyle içinin pişmemesi olayı canımı iyice sıktı.

Sonuç olarak Albert Heijn’da kim bu fikri ortaya atıp uygulamağa koyduysa kendisine “yuh” diyorum, olmamış, rezil etmişsiniz güzelim pideyi. Oradan alıp yiyen de pideyi öyle zevksiz/uyduruk bir yiyecek zannedecek. Olmamış. Oldum olası dönerin başka kebaplara meze edilmesine karşıyım, bu da son maskaralıktı. Döner dediğiniz ya resimdeki gibi olur ya da Erzurum usulü “cağ kebabı” tarzında… (Kıymadan döneri de hiç sevmedim, sevemedim zaten.) Siz bu serüvenin videosunu izleyin, ben de yeni yiyecekler arayayım…


Lahmacun Günlükleri 2 from Kemal Yaylali on Vimeo.

Technorati Tags: ,,,,

Popularity: 20% [?]

Posted on 12 April '08 by admin, under Lahmacun Thing, Türkçe. No Comments.

Fitna ya da Fitne Filmi

geertwilders1

Geert Wilders, Hollanda’nın kadim neo-nazilerinden biri. Irkçılığı bir yana dursun siyasal yaşamındaki bütün tahayyülleri şiddet ve ayrımcılık uygulamaları ile süslü. Hollanda’lı annesinden, Hollanda’da bir Hristiyan olarak doğmuş olmayı meziyet zanneden binlerce insandan biri. Tabi aynı şekilde övünen başka ülke insanları da mevcuttur. Wilders’ı farklı yapan durum ise, bu insanın bir siyasetçi olmasıdır. Hollanda meclisinin ikinci liginde mücadele eden bir siyasetçi. Eskilerde VVD grubunda olsa da şimdi “Tek Kişilik Dev Kadro” misali Wilders Grubunu yönetiyor. Hollanda kanunları Wilders Grubu gibi abuk isim değişikliklerine izin vermediğinden, Partij voor de Vrijheid yani Özgürlük Partisi çatısı altında siyasete devam ediyor. Şöyle diyebiliriz: Wilders ve Yardakçıları.

Kabaca değerlendirmek gerekirse, Geert Wilders basit bir faşisttir. Yeni emek gücü yaratamayan Avrupa’nın, diğer ülkelerden ithal ettiği emek gücünü ve bu ilişkilerin örgüsünü düşünmeden, “ne de olsa iş veren benim, sen benim kölemsin” neoliberal diskurun yol açtığı sanrılarla hayatını geçiren bir insan. Bu durum hem egosunun hem de saçlarının* şişmesine neden olmuştur. Varlığı bundan ibaretttir. Düpedüz adi bir faşisttir.

Velhasıl, bu insan bir çok örneğini Türkiye’de de gördüğümüz gibi, okuduğunun ne olduğunu idrak edemeden okuduğuna savaş açan bir dangalak. Hazırlattığı filmde Kuran’a atıf yaparak, din kökenli şiddeti aklınca aydınlatmağa çalışıyor. Bunu yaparken hiç de araştırma yapmamış olduğu besbelli… Filmi görünce, bir an aklıma Irak’ın Memri TV’sinde 31 Ocak 2007′de dünyanın düz olduğunu Kuran vasıtasıyla açıklamağa çalışan başka bir dangalak Iraklı über-astronom geldi (Video’yu bu bağlantıdan izleyebilirsiniz). Benim için ikisinin de farkı yok. Kıymetsiz…

Porno kelimesi için Wikipedia’da yapılmış bir tanım vardır: “Pornography or porn is the explicit depiction of sexual subject matter, especially with the sole intention of sexually exciting the viewer.” yani, “Pornografi ya da porno, cinselliğin müstechen olarak, özellikle tek maksadın izleyicinin cinsel olarak uyarılması biçiminde işlenmesidir.” Bu tanım ile yola çıkarak yapacağımız tek şey cinsellik yerine “din” veya “ırk” kelimelerini koymak olacaktır. Biraz zihin jimnastiği güzeldir. Çoğu değersiz sinema yapıtı gibi “Fitne” ya da “Fitna” da bir porno filmdir. Ötesi değil. Bu tip bir toplumsal pornoya imza atmak demokrat bir tavır değildir ve bunun da “ifade özgürlüğü” kalkanında pazarlanması düpedüz yutturmacadır, faşizmdir. Gelmiş geçmiş askeri darbeciler de, Hitler de “ifade özgürlüğü“nü kullanmaktaydı.

Ayrıca film sinema tekniği olarak hiç bir özellik içermemekte daha çok bir potpuri özelliğini taşımaktadır. 9/11 bezemeleri, vahşet eylemlerinin ve söylemlerinin kullanıldığı duygu sömürüleri… Aklına esen bir faşist kendi evinde bir benzerini yapabilir. Film müzikleri ise manidardır: Tchaikovsky’nin Fındıkkıran Suiti”‘nden (Opus 71a) “Arap Dansı”… (Ayrıca videonun yayınlandığı LiveLeak de cebini dolduracaktır ;) )

Geert Wilders’ın düşüncesinin sonu yoktur, yerine yenileri mutlaka gelecektir. Mühim olan faşizme karşı omuz omuza durmaktır.

Fitne Filmini izlemek isteyenler şu bağlantıları kullanabilir: İngilizce ve Hollandaca

GÜNCELLEME: LiveLeak.Com gelen baskılar üzerine, çalışanlarının hayati risk taşıdığı iddiasıyla videoyu yayından kaldırdı.

Video: Fitna the Movie: Geert Wilders’ın Kuran Hakkındaki Filmi (İngilizce)

*: Bkz Geert Wilders fotoğrafları. [bağlantı]

PDF Sürümü/Version/Versie

Technorati Tags: ,,,,,,

Popularity: 49% [?]

Posted on 28 March '08 by admin, under Political Thing, Türkçe. 1 Comment.

Bir Erasmus Hikayesi Daha Bitti

Ege Üniversitesi ve Isparta S. Demirel Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümlerinden aramıza katılan arkadaşlarımız, Erasmus öğrenci değişim programlarını tamamlayıp Türkiye’ye geri döndüler. Eni konu, amacı çok farklı olan (mesela eğitim gibi) ancak pratikte gezmek tozmaktan ve kültürler arası kaynaşma söylencesinden öteye gitmeyen Erasmus’un bizlere tanıştırdığı güzel yüzlerdi. Buradan ayrılmadan önce karınca kararınca bir veda toplaşması ( :D ) düzenledik (ben pek katkı yapamadım ama olsun, maharetli eller çalışmıştı) ve olaylar gelişti (Hızlı son). Binnenhaven sakinleri hatırlanacaksınız…  

PDF Sürümü/Version 

Popularity: 26% [?]

Posted on 23 December '07 by admin, under Living Thing, Türkçe. No Comments.

Uzun Yollar Beni Bekler

Hollanda-İtalya arası ucuza bir uçak bilet bulamazsam sanırım kara yoluyla gitmeği deneyeceğim. Çünkü Christmas zamanı olduğu bilindiğinden şirketler o meşhur 1 € cent’lik ucuşları kaldırıyorlar. Yerine normal fiyatlar geliyor… Özellikle Ryanair ve Corendon çok meşhur bu konuda. Bütün yol yaklaşık 1300 km. Tahminen 15 saat kadar sürer.

Cheap Flight dönemi başladı beri ihya olan Avrupa gençliği, bu dönemlerde sıkıntılı. İnsan dolaşımının az olduğu sezonlarda çok makul biletler bulmak mümkünken, insan çoğalınca minibüse taksi parası vermiş gibi oluyorsunuz…. Bazen de öyle gariplikler oluyor ki, aynı uçuşta 10€’luk bilet ve 190€’luk bilet aynı anda satılabiliyor. Oldukça ilginç.

Her neyse, işler yolunda giderse yol şöyle:


Daha Büyük Haritayı Görüntüle
PDF Sürümü/Version

Popularity: 32% [?]

Posted on 21 December '07 by admin, under Living Thing, Türkçe. No Comments.

Olan Biten #8: Genç-Sen Geldi Hoşgeldi…

Genç-Sen

* Google, Knols isimli bir proje başlatmış. “Units of Knowledge” (Bilgi Birimleri) manasında. Yapısı da bir nevi Wikipedia gibi. Kullanıcıların yarattığı ansiklopedik sayfalar veya makaleler olacakmış. Ayrıca arama sonuçlarında da vurgulanarak gösterilecekmiş. Google Arama’nın bir tür Digg benzeri oylama yapısını denediğini biliyoruz, hatta ben de deneye katılıyorum. Aranılan sonucun kalitesini (yani üst sıralarda olma olasılığı) kullanıcı oyları ve yorumlarıyla belirnecekmiş. Google bu iş için bir süredir, çeşitli meslek erbapları ile de çalışıyormuş. Ne demek olabilir bu: Google, Özgür ansiklopedi Wikipedia’nın yerine göz dikti…

* ABD’de idam cezası yavaş yavaş yok olacak mı bilmiyoruz ama en son idamı kaldıran eyaletlerden 40 yıl sonra New Jersey de idamı kaldırmış. İnsan hakları için önemli bir gelişme. Darısı diğer tüm eyaletlerin ve hala idam cezası uygulayan ülkelerin başına… (En son Japon’yadan idam haberleri okumuştuk.)

ODF-Nederlands

* Hollanda hükümeti beklenmeyecek bir sürpriz yaptı bizlere. Artık Hollanda hükümeti ve bağlı olan birimlerinde “Open Standarts” yani “Açık Standartlar”ın kullanımına karar verdi. Eşit uygunlukta Özgür Yazılımlar diğer özgür olmayan yazılımlara tercih edilecek. Uzun süredir Hollanda’da duyduğum en güzel haber. Her ne kadar garip politikalarına maruz kalsak da hükümetimiz bazen güzel işler çıkarıyor. Bu durum bence Özgür Yazılım içim önemli bir zaferdir. Bence zaten sadece başımızın belası IND bile Özgür Yazılımları tercih etse yeterdi ama adamlar bütün birimleri kapsayacak şekilde Nisan 2008′den itibaren kullanılmaya başlanmak üzere genişletmişler. Bu muhteşem kararından dolayı hükümetimizi kutluyorum! Ekte Resmi belge mevcuttur (Hollandaca)

* Açık Kaynak o kadar ilham verici ki daha düne kadar paralı iş yapan MovableType blog platformu artık açık kaynaklı, Özgür ve bedava hem de GPLv2! Ne güzel haberler geliyor yahu, tekeller kırılıyor, ortak emek öne çıkıyor. Yaşasın!

* Ve çok çok daha güzel bir haber, artık Öğrenci Sendikası Genç-Sen hayata geçiyor. Uzun bir fikir teatileri sürecinden sonra nihayete eren çalışmalar bugün taçlandırılıyor. Bugün bir sendikamız oluyor, ODTÜ’de kuruluyor. Ne de olsa: “Onlar Planlar Yapadursunlar, Biz Tarihi Yaratmaya Devam Ediyoruz...”. Şu belgede dostum Emrah Altındiş’in derlediği bağlantılar mevcut.

* IFEX’in Türkiye 2007 Yıllık Raporu bu bağlantıdan görüntülenebilir.

Not: Bu girdiden sonra bütün girdilerimin seslendirilmiş hali de podcast olarak sunulacaktır. Görme engelli bir arkadaşımın uyarısı ile fark ettim ki bu harika olacak. Sonraki girdilerde görüşmek üzere…

Popularity: 44% [?]

Posted on 14 December '07 by admin, under Living Thing, Open Source Thing, Türkçe. 2 Comments.

Pages: 1 2 Next