Tag Archives: Ahmet Hakan
Tarafsiz Bölge - İnternet Yasası
Published on January 30th, 2008.
22 Ocak’ta CNN Türk’te yayınlanan, Ahmet Hakan’ın hazırlayıp sunduğu, meşhur “İnternet Yasası”‘nın konuşulup tartışıldığı bölüm aşağıdadır. Eğer ayırabilecek 2 saat kadar bir süreniz var ise izleyiniz.
Gerçi program etraflıca bir sistem eleştirisinden mahrum olsa da, ucube “İnternet Yasası”‘nın hangi koşullar altında hayata geçtiği, yasalaşırken yasa koyucuların nasıl da saçmaladığı açıkça ortaya koyuluyor.
Filled under Internet Thing, Political Thing, Türkçe. Comments.
Olan Biten #10: Mizah, Askeri Biat & STÖ
Published on January 28th, 2008.
- Teknosohbet.tv‘yi internetten uzak kalmadığım zamanlarda düzgün olarak takip ediyorum Bu güne değin üç aşağı beş yukarı aynı tarzda giden program 28.01.2008 tarihli bölümü ile beni hülyalara sevk etmiştir. Hamburger Bozunum Yasası ve büzülmüş patateslerin macerası pek güzeldir. Teknosohbet, kim tutar sizi? Bulanık zihinlere mizah ile hava aldırmağı başarıyor. Pek ala, pek hoş. Serdar Kuzuloğlu’nu en son, CNN Türk’te internet sansürünün tartışıldığı, Ahmet Hakan’ın hazırlayıp sunduğu Tarafız Bölge programında gördüm. CNN Türk’ün video hizmetiyle yaklaşık 2 saatlik upuzun videoyu, mutfak ve çamaşır işleri yaparken takip ettim. 2 saat!… Her neyse. Askeri biçimde biat etme/ettirme idolojisinin keskinliği karşısında, fikir özgürlüğünün tribündeki taraftar amigosunun sesi kadar kaldığı aşikar. Totaliter, faşist düzenin tipik özelliklerini hep yaşıyoruz. Bahsi geçen Tarafsız Bölge programında, bir babayiğidin çıkıp da bu “internet yasası” denilen ucubenin ne melem bir şey olduğunu söylemesini bekleyip durdum: Olmadı. 1930 model beton kafa zihniyetinin temcit pilavı gibi habire milyonların ağzına zorla depiştirilme uğraşısından kimse bahsetmedi/bahsedemedi. Uygulamadan yakınıldı… Kimisi vcay efendim yasamın sağını solunu kırptılar buyurdu, kimisi vay babov ben derslerimde YouTube’u kullanıyordum şimdi sansürcü ülkeler ligine düştük buyurdu, kimisi de ticari çıkarının idamesinin yollarını arıyordu… Dediğim gibi bir babayiğit çıkıp da alt-üst komisyon manyağı yasa koyucuların yarattığı ucubeyi, devletin idolojik aygıtı olarak değerlendirmedi/değerlendiremedi. Tehditler kesindir beyler-bayanlar, herkesi korkutur… (O değil de Kuzuloğlu nasıl tuttu kendini orada? Gülüp espri patlatmamak için?)
- Diyelim ki herhangi bir sivil toplum örgütüne üyesiniz ve bu örgüt yönetim birimleri için seçim yapılacak. Ne yaparsınız: Hamaset sofrasında kadeh tokuşturup, yığın olarak algıladığınız topluluktan utanmadan destek istersiniz. Zira ele geçirilecek olan pozisyon iktidardır veya iktidara çok yakın bir pozisyondur. Otoritenin enfes parfümünü üzerine sıkınmış bir huri gibidir o makam. Akıllara zarar tam bir masturbasyon cenneti. Masumdur, ne kadar da masumdur. Ah ulan Wilhelm Reich, ah ulan, nerelerdesin hocam yahu?. Kafa tokuşturan, küçük hesap insanları. Sonuç mu? STÖ olmaktan çıkmış; kafa göz yarılan kavga platformu ve yine masumane olarak mali çıkarların el değiştirdiği borsaya dönüşmüş allame-i garabet. Yarın, öbür gün tarışılıcak sorunun ana hattanı da şimdiden vereyim. Uyanık muhabir BioEngThing bildiriyor efemmm: “Our next lecture will be on phallogovexillocentrism”(Bu terim fantastik midir bilemiyeceğim ama arkadaşımın bana ulaştırdığı gibiyse -arayıp taramak lazım- yarın gidip Lacan’ın kulağını çekeceğim. Kaynak ekşi sözlükmüş. Epey aramak lazım ama.). Anneceğim, kaç, faşistler geliyor! (Biraz da İtalyan olayım değil mi?)…
Filled under Political Thing, Türkçe. Comments.


