Tag Archives: 12_Eylül
Yumurtlamak
Published on September 14th, 2007.
Yeni Anayasa üzerinde tartışmalar süredursun, YÖK eski başkanı Kemal Gürüz, zamanındaki icraatlerine ve politikalarına uygun bir açıklama yaptı. Yeni anayasa taslağında öğretim üyelerine tanınan özgürlükleri fazla bularak tam olarak şöyle konuştu:
Anayasa taslağı son derece çağdışıdır, gelişmelerden bihaberdir. Taslağı hazırlayan beş öğretim üyesi içinde üniversitelerin ‘ü’sünden anlayan bir kişi bile yoktur. Hedef ‘Cumhuriyet’ düşmanlığıdır. Öğretim üyelerine sınırsız yayın özgürlüğüyse sapıkça bir zihniyetle getirilmeye çalışılmaktadır.bağlantı
Anlaşılan, sağlam ve yıkılmayacak statükocuların karşı çıktığı aşikardı. Ancak son gelişme ve verdiği “öğretim üyelerine sınırsız yayın özgürlüğüyse sapıkça bir zihniyetle getirilmeye çalışılmaktadır” demeci yeni bir mücadele yolunu da gösterdi. Demek ki, öğretim üyelerinin ve üniversitelerinin özgürleştirilmesi çabasına girişenleri sadece engellemeye çalışmayacak, üstüne küfür edecekti…
Faşizmin ideolojik araçları yine devreye sokuldu: “Cumhuriyet” düşmanlığı. Yine korku yaratmak, yine tehdit etmek, yine sindirme istemi.
Bugün Türkiye’de bilimsel devinimin aleladeliğinden dem vuran herhangi bir düşünce, YÖK’ü mutlaka eleştirmelidir. 12 Eylül adamlarından Doğramacı’nın ve ekibinin hazırladığı bu YÖK ile üniversitelerin ellerinin bağlandığı ortadadır. Üniversiteler özerk değildir, öğretim üyeleri özgür değildirler. Bir üniversite kendi içinde neredeyse “kral” yetkileri ile donatılmış rektörlerin yönetimi altındadır. Bu yönetimlerin de YÖK’e göbek bağıyla bağlı olması ise açık seçik ortadadır.
Üniversiteleri “özgürleştirmek” adına zamanında solcu kadroların tasviyesi için dinci ve aşırı milliyetçi gerek öğrenci, gerekse de öğretim üyesi düzeyindeki yapıları-örgütleri, üniversitelere doluşturmak da bu akımın bir eseridir. Bugün şu üniversite böyle dinci, şu üniversite şöyle faşist deyip yakınan kim varsa önce dönüp kendine bakmalıdır ardından 12 Eylül’e.
YÖK halihazırda über-demokratik bir yapı olduğundan, zaten yeni anayasa ile öğretim üyelerine sağlanabilecek özgürlükler son derece gereksizdi!.
Filled under Political Thing, Türkçe. Comments.
12 Eylül’ün “27 Yılı”
Published on September 11th, 2007.
ve hediye bir şarkı…. El Pueblo Unido!!
Acaba bizler, toplum olarak darbecileri yargılayabilseydik, bugün nasıl olacaktı?
www.78lilernet.org’dan alıntılıyorum…
Gözaltına alınanlar: 650.000
Fişlenenler: 1.683.000
Açılan dava sayısı: 210.000
Sıkıyönetim mahkemelerinde yargılananlar: 230.000
Bunlardan 141-142-163. maddelerden yargılananlar: 71.500
Sivil mahkemelerde açılan davalar (1980-88): 9,508
Yargılanan “örgüt üyesi” : 98.404
Hüküm giyen “örgüt üyesi”: 21.764
“Yurda dön” çağrısı yapılanlar: 29.000
Vatandaşlıktan çıkarılanlar: 14.000
Pasaport verilmeyenler: 388.000
Faaliyetten men edilen dernek: 23.700
Toplam 644 cezaevindeki hükümlü-tutuklu : 52.000 (1990′da kalanlar)
Toplam ölü (eceliyle): 229
Kuşkulu ölüm: 144
Açlık grevinde ölenler: 14
Kaçarken vurulanlar: 16
“Çatışma”da öldürülenler: 74
Doğal ölüm raporu verilenler: 73
“İntihar” ettiği bildirilenler: 43
“Nedeni belirsiz” ölenler: 2
İşkence sonucu öldürülenler: 171
Açılan işkence soruşturma veya davası: 9.962 (1982-1988 arası)
İşkence yaptıkları suçlamasıyla yargılanan güvenlik görevlisi : 544
1981 yılı Nisan-Mayıs aylarında ödüllendirilen güvenlik görevlisi: 1.002
1402 Sıkıyönetim yasasına göre yapılan işlem : 18.525
Hakkında işlem yapılan memur: 7.245
Hakkında işlem yapılan öğretmen: 3.854
Hakkında işlem yapılan güvenlik görevlisi: 988
Hakkında işlem yapılan din görevlisi: 266
Hakkında işlem yapılan öğretim görevlisi: 120
Hakkında işlem yapılan mülki amir: 35
Hakkında işlem yapılan hakim-savcı: 47
Bölge dışına sürülenler: 7.233
Görevlerine son verilenler: 4.891
Cezaevlerindeki gazetecilerin aldığı ceza toplamı: 3.315 yıl 3 ay
İstanbul gazetelerinin yayın yapamadığı gün sayısı: 300 gün
Gazetecilere istenilen hapis cezası: 4.000 yıl
Cezaevlerindeki gazeteciler: 31
Polisçe aranan gıyabi tutuklu gazeteciler: 13
Silahlı saldırıda öldürülen gazeteciler: 3
Yalnızca 1989′da 16 günlük gazeteye açılan dava: 394
Tazminat davalarının sayısı:211
İstenilen tazminat miktarı: 12 milyar 848 milyon
Yakılarak yok edilen gazete, dergi, kitap: 39 ton
Yok edilmek üzere depolarda bekleyen yayın: 40 ton
Basın özgürlüğünü kısıtlayan yasa sayısı: 151
Yasaklanan yayın sayısı: 927
Yasaklanan film sayısı: 927
Kağıt oranlarının artış oranı: 13
Haklarında idam cezası istenenler: 7.000
Ölüm cezası verilenler: 517
Askeri Yargıtay’ın onayladığı idam cezası: 124
Dosyası Meclis’te bulunan idam hükümlüsü: 259
İnfaz edilen idam cezası: 50
İnfaz edilen sol görüşlü idam mahkumu: 18
İnfaz edilen sağ görüşlü idam mahkumu: 8
İnfaz edilen yabancı ( Ermeni ): 1
İnfaz edilen adli suçlu: 23
1980 - 1985 yılları arasında…
22.912 kişiye 0-1 yıl ceza verildi
10.784 kişiye 1-5 yıl ceza verildi
6.186 kişiye 5-10 yıl ceza verildi
2.396 kişiye 10-20 yıl ceza verildi
939 kişiye 20 yılın üzerinde ceza verildi
630 kişiye müebbet hapis cezası verildi
420 kişiye ölüm cezası verildi
Bu rakamlar Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığından temin edilmiştir. Ayrıca bu rakamlar 1990 TBMM açılışında adalet bakanlığının raporunda sunulmuştur. TBMM arşivlerinde mevcuttur. Hemen şunu da ekleyelim gerçek durumun rakamsal ifadesi çok daha yüksektir. Darbe ile birlikte kapatılan partiler , sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve yine tüm bu kuruluşların gözetime alınan, sorgulanan siyaset yasakları getirilen başkanları, yönetim kurulu üyeleri ile ilgili rakamlar eklenmemiş, başka bir çalışmaya bırakılmıştır.
Filled under Podcast Thing, Political Thing. Comments.



