Archive for 'Türkçe'
Silverlight ve Masaüstü Yayıncılık
Published on June 19th, 2008.
Silverlight, Microsoft‘un Adobe‘nin Flash‘ına karşılık geliştirdiği; ses/video, animasyon ve bir dizi uygulamayı destekleyen bir web tarayıcısı eklentisi.
Bilindiği üzere Microsoft, Silverlight‘ı yakın zamanda 2008 Pekin Olimpiyatları ile internetin gündemine oturtmayı planlıyor. Bunu da olimpiyat müsabakalarını internet üzerinden canlı aktararak yapmayı planlıyor. Yakın zamanda ise Hollanda’nın devlet televevizyonu NOS ile bu alanda ortak bir çalışma yaptılar. Euro 2008′in bütün maçları NOS’un http://ek2008.nos.nl sitesinden Hollanda içine canlı HD(imsi) olarak veriliyor. Tabii ki DRM korumalı. DRM’in “özgürlüğü” defettiği dünya’ya yeni bir katkı daha. Türkiye dışından ulaşmanın mümkün olmadığı ancak, ulaşanların aktardığı kadarı ile TTNetVideo gibi acayiplikler göreceğimizin habercisidir.
DRM ile fena halde kafayı bozmuş kurumlar için (Türk Telekom‘a selam), Windows Media Player‘ın sunduğu fırsatları sunuyor ancak bir farkla. Bu sefer Microsoft, 10GB büyüklüğe kadar kendi sunucularında bedava barındırma hizmeti sunuyor. Negzel! Silverlight, şu an için sadece Windows ve Mac sistemlerde kullanılabiliyor ancak Mono projesi kapsamında Moonlight ismi Linux’a da port edilecek (alfa sürümünü deneyebilirsiniz).
Flash gibi neredeyse bütün dünya bilgisayarlarına yayılmayı başarabilecek mi? Bilmiyorum ancak DRM ile kendimi kısıtlanmak istemiyorum.
NOS ile Microsoft ortalıklığının ürününün videosunu ilgi çekici bulabilirsiniz.
Filled under DarkSide Thing, Türkçe. Comments.
Futbol ve Özelinde Portakallar
Published on June 13th, 2008.
Image via Wikipedia
Futbol hakkında konuşmak, yazıp çizmek, fikir üretmek… Erkek egemen yaşam biçiminin taçlandırılğı bir alan futbol. Futbolun doğasındaki haşinlik, kin, nefret, hırs, küfür ve şiddet gibi bileşenler erkekliğin ispat edildiği ve/veya muştulandığı ahlaki ve ideolojik değerlerdir. Takım tutmak, toplumlarda erkek cinsel kimliğinin en önemli parçasıyken, futbolu tecrit ederek yalın bir spor gibi görmek olsa olsa safdilliktir. Birbiri içersine geçerek anlam ve vücut bulan sayısız erkeklik sembolünün billurlaşarak oluşturduğu son derece büyük bir eşcinsel kulüp ve dünya… Sınırları son zamanlarda kadınlar tarafından zorlansa da futbol bu tarikat benzeri yapısını koruyacaktır. Nasıl korumasın ki? Erkeklik kimliğine mahallede yapılan maçlarla ayak uyduran çocuklar, kahvede maç seyrederken hepbir ağızdan küfür ederek esriyen kalabalıklar, cinsiyetçi küfürlerle mübalağa edilip betimlenen oyun içi mücadeleler, rakı sofrasında can bulan tartışmalar… Cinsiyetçi kültürün hergün an be an yeniden üretildiği bir mecra.
Böyle bir eleştiriden sonra, futbolun bir spor olarak güzelliklerinden bahsetmemek de olmaz. Beden çevikliğinin ve mukavemetinin yanısıra oyunu oynayanların teker teker herbirinin zeka rengiyle devinebilen bir oyun. Tamamiyle kaotik ve öngörülemez bir yapı. Hava ve saha şartlarında tutun, futbolcunun giydiği ayakkabının ayağını sıkıp sıkmamasına kadar sayılabilecek sayısız bileşen içeren bir oyun. Belirnenimci dünyanın, belirlenimci beyinleri bu oyunu öngörülebilir olarak betimlemeğe ve çözümlemeğe gayret etse de, kendileri de bu çabanın beyhude olduğunu muhtemelen hayat tecrübeleri ile er ya da geç kavrarlar.
Uzak doğulu öncüllerden ziyade “modern çağ” futbolunun doğuşu 12. yy’a kadar dayansa da, İngiltere’nin 16. ve 19. yüzyıllar arasında geçirdiği büyük toplumsal dönüşümle ve sınıflı toplumun iyiden iyiye ortaya çıkışıyla tarihin atlasında kendine yer bulur. Bu öngörülemez, kaotik ve müthiş güzelliğe sahip olan sporun tarihi pek açık olmamakla birlikte kesin olan bir yanı vardır ki o da bütün terimlerinin savaş terimleri oluşudur. Belirli gurup veya takımlar arasında düzenlenenlerden ziyade ulus devletler arası düzenlenen turnuvaların niçin bu kadar cezbedici olduğu bu yönden bakılarak bir miktar daha anlaşılabilir hale getirilebilir.
Günümüzde 4 yılda bir düzenlenen uluslararası turnuvaların ne kadar çok ilgi çektiğini tekrardan anlatmağa gerek yok. Bugünlerde devam etmekte olan 2008 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası’nda şimdiğe değin bir çok maç oynandı. Beni bu satırları yazmağa iten ise, 2002 FIFA Dünya Kupası’na katılamayan, 1988 Avrupa Şampiyanası’ndaki Hollanda‘nın bir bakıma yeniden dirilişini görmek oldu. Eğer “Oranje”ler 2008 kupasını kazanırlarsa pek de şaşırmam ve sevinç duyarım… O efsane kadro (bir önceki bağlantıya tıklayın)… İnternetin devinimi sayesinde o günlerden kalan video arşivlerine az da olsa ulaşmak mümkün…
O günlere atfen:
(Not dileyene Türkçe tercümesini de kısa bir zaman içinde ulaştırabilirim. Videoları indirmek için bu girdinin en altında bağlantılara ulaşabilirsiniz.)
Devam–> (more…)
Podcast Video [2:40m]: Play Now | Play in Popup | Download
Podcast Video [9:34m]: Play Now | Play in Popup | DownloadFilled under Sports Thing, Türkçe, Uncategorized. Comments.
Sipru Gözlemleri #14: Wine Hata Ayıklama Süreci - #2
Published on June 3rd, 2008.
Sipru‘yu Wine ile çalıştırma denemelerine devam…
Sipru dolayısı ile bir kaç hatasından kurtulan Wine, 1.0RC3 sürümü ile gayet olgunlaşmış duruyor. Kurulumunda standart olmayan “msxml” paketi yokluğunda istemci başlatılamıyordu. Bunu aşmak için winetricks msxml3 paketini kurmak gerekti…
Uygulamak için:
wget http://kegel.com/wine/winetricks && sh winetricks msxml3
Daha sonra çalıştırıldığında ise katmanlı arayüzlerle de olsa istemci başlıyor. Kullanıcı girişi rahatlıkla yapılabiliyor. TV/Radyo kayıtları yine sıkıntısız biçimde gerçekleşiyor fakat arayüz katmanlı olarak oluşturuluyor. Arayüzde görüntülenmesi gereken imajlar arayüz penceresinden bağımsız olarak görüntüleniyor ve hareket ettirilemiyor. ( Windows’da çalıştırılınca pencereyi taşırken oluşan gecikmeler ve gariplikler…??? ) Ardından geleneksel olarak çöküyor…
Wine çıktısını buradan inceleyebilirsiniz: Sipru_Wine1.0RC3_Error3
Arayüz davranışı için şu videoyu inceleyebilirsiniz ve önerileriniz makbule geçecektir:
free video player & video platform - interactive video, online video solution: video player, video editor - kaltura
wordpress video - wordpress plugin for integrated video on video blogs, and video tools
Filled under Sipru Thing, Türkçe. Comments.
Why I like Creative Commons?
Published on May 31st, 2008.
Accessing to information and/or knowledge is limited even if it’s on the internet. Countless scientific databases holds countless articles & books restricted for some. Storks didn’t bring it to us, we have to share & distribute it freely…
Victor Shoup, makes it possible in his style: publishing a stiff Number Theory book under the Creative Commons Licence.
A book introducing basic concepts from computational number theory and algebra, including all the necessary mathematical background.
The book is published by Cambridge University Press. It can be purchased directly from Cambridge University Press, or from online book retailers. However, the book will continue to be freely available online in PDF format under a Creative Commons license.
Download it here: ntb-v2_5
Filled under Scientific Thing, Türkçe. Comments.
Big Buck Bunny İndirilebilir!
Published on May 30th, 2008.
Açık kaynaklı sinema girişimlerinin biriciği, “The Peach Open Movie Project” kapsamında hazırlanan “Big Buck Bunny“, Creative Commons 3.0 Lisansı ile yayınladı.
Daha önce DVD’si satışa sunulmuştu. Açık kaynağın güzelliği ile şimdi çeşitli çözünürlük ve biçemlerde indirilmek için sunuldu ( http://www.bigbuckbunny.org/index.php/download ). Geliştiricilerin verdiği bilgiye göre, Blender 2.5 sürümü yayınlanmadan önce yeni bir açık kaynaklı film projesi düşünülmüyor, bu da yeni projeye 2008′in sonu veya 2009′un başlarında başlanacak demek. Blender Foundation‘a ne kadar teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Hafta içinde yaşadığım “Machine Girl” faciasından sonra kendimi oldukça sevinçli hissediyorum.
Big Buck Bunny from Blender Foundation on Vimeo.
Filled under Cinema Thing, Türkçe. Comments.




![Reblog this post [with Zemanta]](http://img.zemanta.com/reblog_c.png?x-id=5b843498-52ff-402a-b735-b37d1796dca5)


