* Beşiktaş’ın bu yönetim tarzından çektiği yeter, artık gitsinler.
* BioEng-Network’ün bir geliştircisinin tatile ayrılması sebebiyle duyurulmasını bir süreliğine erteliyoruz.
* İlk önce şu yazıyı, daha sonra da şu yazıyı okumak hepimizin yararınadır. Kısacık bir hayat öyküsü ama sadece metin olarak baktığınızda. Türkiye’deki faşist bunalıma bir tepki, hem de ateşin düştüğü yerden. Sadece kendiniz okumayın; eşe, dosta, akrabaya da iletin.
* Hürriyetimsi gazetelerden artık illallah geldi, midemi bulandırıyorlar. (Savaş iyi para ediyor değil mi? Sizi gidi cingöz gazeteciler, sizi gidi şirin statükocular, sizi gidi tatlı faşistler.) Sanki bu dünyadan göçüp gidecek biricik insanların; geride gözü yaşlı kalanlarını onlar avutacak, onlar sahip çıkacak, onlar teskin edecek, her göz yaşı damlasında onlar yanında olacak. Hadi oradan iğrenç gazeteler! İstemiyorum sizin savaşınızı, basın konseyi hezeyanlarınızı (Oktay Ekşi son basın konseyi bildirisinde Org. İlker Başbuğ’un yakınmalarına cevap vermiş, ağır bir biçimde eleştirmiş.)
* Birileri Doğu-Güneydoğu-Kuzey Irak konusunda ciddi şekilde yalan söylüyor. Her iki tarafın da web sitelerinden verdikleri haberler, gazetelerin haberleri, eşden dosttan duyduğumuz haberler kesinlikle ve kesinlikle birbirini tutmuyor.
Halen Beta 1.2.1 sürümünde olan Sipru‘ya karınca kararınca elimden gelen katkıyı sunmak için gözlemlerimi buraya yazıyorum.
* Radyo dinlendiğinde sorun yok ancak TV, Sipru konsolunda veya ayrı bir pencerede seyredildiğinde kısa bir süre içinde (~3 dk) arayüzü aşağıdaki gibi oluyor. Bu drumu düzeltmek için videonun bulunduğu pencereyi tutup biraz sağa sola sallamak yeterli oluyor, her şey düzeliyor. Ancak tam ekran video izlenmesinde herhangi bir sorun yok. (Bu benim ekran kartımla alakalı olabilir mi? Bilmiyorum)
*Ayrıca, video ayrı pencereye alındığı zaman, video penceresini kapatma-küçültme kontrolleri pek kararlı değil. Bazen görüntüleniyor, bazen görüntülenmiyor. (Özellikle, ayrı video penceresindeki sohbet bölümünü gizlerken ve tekrar görüntülerken)
*Tv seyredilmeğe başlandıktan sonra kısa olmamak kaydıyla bir süre sonra, görüntü ve ses senkronu biraz kayıyor (Üşenmedim ölçtüm: 0,2-0,3 sn arasında. Çok rahatsız edici değil ama…)
Bu alet biraz her ne kadar harika işler yapıyor gibi gözükse de 10 yıl sonra neye dönüşeceğini düşündürtüyor. Yapay zekalı kendilinden beste yapan bilgisayar gibi gitarlar, olmadı kendileri de çalsın…
Belki de hiç biri olmaz bunların. Her neyse ama videosu da şöyleymiş:
Hayatım arkeologların arasında geçtiği için, ister istemez arkeoloji ile ilgili bir şeyler yazıp çizen insanları gördükçe heyecanlanıyorum. Bu bazen tıpkı kazıda bir şeyler bulan arkeologların sevincine ya da günlerdir çözmeğe çalıştığım diferansiyel denklemi gecenin köründe ansızın çözebilen bir mühendis olarak benim yaşadığım heyecana benziyor. Hiç bir zaman bir arkeologun duyduğu heyecanı duyamayacağım ama onların gözlerindeki pırıltıyı yaşamayı çok seviyorum.
Binbir türlü olanaksızlıklar içinde çırpınarak süren arkeologluk hayatında herhalde en sevindirici anlar birbirlerinden aldıkları haberler ile mümkün oluyor. Hatta etrafın dedikodusunu yapmak bazen en zevklisi…
Arkeolog çocuğu olmak oldukça zordur; yazları unutulan birliktelikler, anne-baba özlemi, arkadaşlarınızın sizi definecilerin çocuğu sanması, her an “ne lan baban kazı mı yapıyor? ekiekieki” gibi aşağılayıcı sorularla karşılaşmak… Bazen de çok eğlencelidir; tozun toprağın içinde asistanlarla/öğrencilerle gırgır yapmak, eğer kazıya ziyarete gidildiyse kazı evi sohbetleri, akşam eğlenceleri, işçilerle şamata yapmak…
Bu devinim içinde insanlar soluk almağa çalışır, o hayatın sıkıntılarını katlanmak için. İşte tam burada yanınızda olabilecek, aynı dilden konuşabildiğiniz insanları tanımak karşılaşmak oldukça heyecan verici ve rahatlatıcıdır. Sevinirsiniz.
İşte bu noktada şu blog aleminde Parkeoloji‘ye rastlamak heyecan verici.
Eğer arkeologsanız, ilgiyle takip edeceğiniz bir blog olacaktır. Arkeolog değilseniz de arkeoloji dünyasında neler olup bittiğinden haberdar olmak için oldukça hoş bir kaynak. Ziyaret ve takip etmeniz şiddetle salık verilir….
Sipru artık 1.2.0 Beta versiyonuna ulaştı. Gün geçtikçe daha da olgunlaşıyor.
1.2.0 sürümü ile gelen en işlevsel değişiklik daha önce işlevsiz olan hata gönderim bileşeninin artık çalışması.
Uyarı / Bilgi pencerelerindeki bazı Türkçe harflerin görüntülenmesindeki sorun devam ediyor (ş,ı,ğ,ü,ç,ö gibi)
Örneğin, skin değiştirdikten sonra eğer listeden eski sürümlere ait olan bir skin seçilirse, program tekrar başlatılamıyor. Çözüm için kaldırıp yeniden kurmak ise işe yaramıyor. Siru dizinin kaldırıp, programı tekrar kurmak yine işe yaramıyor. Registry’den silinmesi de işe yaramıyor. Bunun için şöyle bir çözüm var: Eksik olduğu bildirilen klasörü yaratın ve 1.2.0 sürümüne ait olan bir skin klasörünün içeriğini bu klasöre kopyalayın. Sorunsuz çalışacaktır. Bunun yerine keşke şöyle bir özellik olsa: Skin ayar dosyası ve diğer dosyalar bulunamıyorsa otomatik olarak ön tanımlı skin seçilse…