Archive by Author
Ashmolean Müzesi
Published on August 27th, 2008.
Asmolean Müzesi, dünyanın ilk üniversite müzesi. Meşhur İngiliz siyasetçisi, antikacısı (eski esercisi), astrologu Elias Ashmole tarafından, yapımının ardından Oxford Üniversitesi’ne verilmiş. Bu iş yapıldığı zaman tarih 1677′i gösteriyormuş… Müzenin başlangıç koleksiyonunu da zaten Elias Ashmole’ün şahsi koleksiyonu oluşturur. Daha sonraları çeşitli kişlerce de desteklenmiş haliyle. Belki de “ününe” Avrupa’da görülmüş ve “yenmiş” son Dodo kuşunun kafası ile pençesinin teslim edilmesi ile kavuştu. Zaten Oxford’a giderseniz sağda solda o meşhur Dodo kuşunun yumuk yumuk oyuncaklarını, anahtarlıklarını, tshirtlerini, ıvır zıvırlarını görebilirsiniz. Hatta, Oxford Doğa Tarihi Müzesi’nde £2 karşılığında bir modelinin içindeki ampülü yakıp türlü şebekliklerde bulunabilirsiniz. İnsan türü tarafından soyu tüketilen bu sevimli kuşun öyküsü gerçekten iç burkucu.
Velhasıl-ı kelam Elias Ashmole’ün öncülüğünde kurulan bu müzenin asıl adı “Ashmolean Art & Archaeology Museum” yani “Ashmole Sanat ve Arkeoloji Müzesi”.
Arkeoloji koleksiyonu görece çok büyük olmasa da muhteşem eserleri barındırmakta. Yunan ve Mısır çömlek sanatının müthiş güzellikteki parçaları, oldukça geniş Mısır koleksiyonu (mühürler, heykeller, gündelik eşyalar, mumyalar, mumya maskları, mumya portreleri, vs) ile büyülüyor. Mısır koleksiyonu benim için güzellikten yana, matematik tarihinin en nadide parçalarından bazılarını bulundurduğundan ayrı bir heyecan kaynağıydı. Antik Yunan mezar stelleri, Helenistik dönem heykelleri ayrı bir güzellikte. Knossos (Girit) koleksiyonu da oldukça heyecan verici ayrıca. Çoğu da Anadolu’dan gitme eserler… Afrodisyas heykelleri… Düşündürücü ama hiç değilse “şüheda fışkıran” topraklarından çıkan çoğu şeyi yağma edip, kırıp döken halkımın elinden korundukları için şanslılar. Hiç değilse dünya görsün…
Sanat koleksiyonu ise dudak uçuklatan cinsten. Bazı bölümlerinde fotoğraf çekme yasağı can sıksa da, o eserler için değer. Neler yok ki; Michaelangelo, Raphael, Leonardo da Vinci çizimleri, Paolo Uccello, Piero di Cosimo, John Constable, Claude Lorraine, and Pablo Picasso tabloları en başta gösterilebilir. Ayrıca herkesin yakından tanıdığı Yüzüklerin Efendisi serisindeki meşhur yüzüğün yaratılmasında Tolkien’e ilham kaynağı olmuş Posie yüzükleri, filmi çevrilmiş Arabistanlı Lawrence’ın (filmini satın almak için tıklayın) tozuttuğu zamanlarda Emir Faysal’ın kendisine hediye ettiği pelerin (özel ismi nedir bir bilgim yok) ve en büyüleyici parçalardan biri olan “Messiah Stradivarius”… Antonio Stradivari el emeğini, göz nurunu görmek ayrı bir heyecan…
Şimdilerde müze büyük bir yenileme geçiriyor ve bu yenileme işinin 2009 yılı sonunda tamamlanacağı bildirilmiş. Bu sebeple bazı sergi alanları karışıklık içinde. Asıl binanın arkasına yapılan ek bina ile oldukça ferahlayacağı kesin… Müzeyi gezmek ücretsiz ve herkese açık. Bir gün Oxford’a yolunuz düşerse mutlaka gezin…
(İlgilenenler Ashmolean Museum: A History of the Museum and Its Collections kitabını satın alabilirler. Ayrıca bu bağlantıda müze koleksiyonları hakkında yazılmış onlarca eser bulunuyor.)
Ek olarak çekebildiğimiz bir kaç fotoğrafı sizlerle paylaşmak isterim. Buyrun:
Türk’ün Chopstick ile İmtihanı
Published on August 26th, 2008.
Chopstick (ayrıntılı bilgi bağlantıda mevcut); tahtadan, bambudan, metalden, kemikten veya fildişinden yapılan Japonya, Kore, Çin ve Vietnam gibi ülkelerde yemek yemek için kullanılan iki adet çubuk. Tabi çağ değişip, mutfaklar sınır atlamağa başladı beri, her yerde görülür oldular. Bendeniz de elin İngiltere’sinde bu yörelerin ilginç yemeklerini deneme fırsatı buldum.
Alışmamış bünyeleri zorlayan bir deneme. Kullanımına yabancı olanlar için ilginç canbazlık denemelerinin yapılmasına sebep oluyor. Aç kalmak pek olası değil ama 10 dakikada yenebilecek bir yemek 20 dakikada ancak bitiyor. Özünde Güneydoğu Asyalı birisi olmadığım için zorlandım haliyle. Şöylesine komik sayılabilecek sahneler ortaya çıktı:
Filled under Food Thing, Türkçe. Comments.
British Museum
Published on August 25th, 2008.
Koleksiyonun ağırlıklı kısmı Anadolu’dan ve Mısır’dan olan British Museum. Müthiş güzellikte. Velhasıl-ı kelam günün birinde sevdicek Londra’ya gider ve British Museum’dan bir kaç eser görüntüler. Helenistik dönemin müthiş estetiği… Aşağıda da onların bir kısmının fotoğrafını sizlerle paylaşmak bana düşer. Sevgiyle kalın.
Not: Çoğu zaman “insanlık tarihinin en ihtişamlı müzesi” olarak değerlendirilen British Museum’un eserler kataloğunu buraya tıklayarak satın alabilirsiniz. Ayrıca daha dar kapsamlı koleksiyon kataloğunu da bu bağlantıya tıklayarak inceleyebilir ve satın alabilirsiniz…
İngiltere İzlenimleri
Published on August 21st, 2008.
i. Her şey ters. Otobüs durakları bile.
ii. İngiliz insanı Strabucks olmadan yaşayamaz hale gelmiş. Çok komik ve düşündürücü: Trajik. Latte grande!
iii. 1 ya da 1 buçuk saatlik tek yönlü tren yolculuğu için bile bilet alırken ruhunuzu da yanında teslim ediyorsunuz.
iv. Londra metrosu fare deliğinden farksız. İşlevselliği yüksek olmasına rağmen; sıkıcı, bunaltıcı, sıcak, karman çorman, bakımsız ve pis kokulu dehliz gibi.
v. Polislerin neredeyse tamamına yakını adi ırkçılardan oluşuyor.
vi. CCTV ile hayatınız olduğu gibi filme alınıyor. Çok yaşa Orwell.
vii. Özgürlük mü, o da ne? Özgür olabilmek için potansiyel terörist olma durumunun üstesinden gelinmeli.
viii. Dilenciler, sarhoşlar, evsizler… Sistemin yarattıkları bütün dünyada aynı.
ix. Kasılmanın da bir sınırı var. Takallus etmiş bünyelerle dolu ortalık. Bir iğne ile hepsini patlatabilirsiniz.
x. Almanya ve Belçika ile karşılaştırıldığında biraları oldukça sıradan. Guinnes olmasa…
xi. Havası, tüm kuzey Avrupa’nınki gibi oldukça berbat: Yağmur, yağmur, rüzgar, soğuk…
xii. Yiğidin hakkı yiğide, müzelerin çoğu harika…
Ufak bir fotoğraf gösterisi:
free video player & video platform - interactive video, online video solution: video player, video editor - kaltura
wordpress video - wordpress plugin for integrated video on video blogs, and video tools
Filled under Living Thing, Türkçe. Comments.
Twitux Yerelleştirmesi
Published on July 30th, 2008.
Twitux GNOME için geliştirilen güzel ve kullanışlı bir Twitter istemcisi. Yerelleştirme çalışmaları kapsamında Türkçeleştirildi. Yardımlarını esirgemeyen Türker Keskinpala’ya (1,2), Alaettin’e (1,2) ve Muammer Okumuş’a (FF) teşekkür ederim. Bir süre sonra da Hollandaca yerelleştirmesini (bağlantı) tamamlamayı umuyorum. Eğer Twitux’u kullanıyorsanız, lütfen göz atın ve karşılaştığınız sorunları iletin ya da Launchpad’de (bağlantı) katkıda bulunun.
Türkçe dil paketlerini indirebilirsiniz:
ya da şu bağlantıları kullanablirsiniz:
http://launchpadlibrarian.net/17174254/launchpad-export.tar.gz
http://launchpadlibrarian.net/17174370/launchpad-export.tar.gz


