Archive by Author

Tralleis Kazı Alanında Bir Gezinti #1

Aydın Tralleis antik kenti kazı alnında biraz dolaştım ve kısaca bir video çektim. Yakında çalışan arkeologlar ile ufak röportajlar da yapacağım… Şimdilik Tralleis Gymnasium’u ve çok çok azı gün ışığına çıkarılmış nekropol alanı etrafı aşağıdaki gibi:

Filled under Archaeology Thing, Türkçe. Comments.

Bir Hikayenin Sonu

Filled under Living Thing, Türkçe. Comments.

Berlin Pergamon Müzesi - 1

Pergamonmuseum Schriftzug

Nereden başlamalı, nasıl anlatmalı? Bergama adını almadan önce, zamanının Kaiser Friedrich Museum’unun (bugünün Bode Museum’u) bir ek binası / tamamlayıcısı olarak tasarlanmış. Mimari olarak duruşunda pek bir estetik olmasa da Alman Milliyetçiliği’nin kalelerinden biri gibi durduğu yadsınamaz. Antik Yunan mimarisinin izlerini taşısa da etrafına o hissiyatı yaymakta oldukça başarısız. Bildiğiniz hantal yapı fakat içindeki eserler için tasarlandığından, içinde gezerken binanın kabalığı hissiyatını unutuveriyorsunuz. Alfred Massel ve Ludwig Hoffman tarafından Carl Humann‘ın keşfettiği Bergama Zeus Sunağı için tasarlanan yapı… Arkeoloji biliminin kurucuları Almanlar, bu müze ile cümle aleme hava atmaktan geri kalmazlar. Haksız da sayılmazlar zira antik çağın en önemli eserlerinden bazılarını bünyesinde bulunduruyor.

Müze’ye adım atar atmaz sizi koleksiyonlara ait türlü tanıtım nesneleri karşılıyor. Meşhur Zeus Sunağı (Pergamon Altar) , Milet Pazar Kapısı (Markttor von Milet), müthiş güzellikteki İştar Kapısı (Ištar-Tor), İslam Sanat Eserleri Müzesi (Museum für Islamische Kunst - müze içinde müze); Hitit, Asur, Babil, Pers eserlerinin şahikalarının bulunduğu Ortadoğu Müzesi (Vorderasiatisches Museum - yine müze içinde müze) ve hemen yanındaki Nefertiti‘nin müthiş güzelliği ile ikamet ettiği Mısır Müzesi‘ni de kapsayan Antikensammlung.

Helenistik dünyanın en mükemmel eseri olarak kabul gören Bergama/Zeus Altar’ı… Helenistik dünyanın en güçlü krallığı, Pergamon Krallığı’nın sanatsal olarak adeta tavana vurduğu eser. Heykeltraşlık tarihinin tartışmasız en güzel eseri… Kocaman bir yapı… Olympos Tanrıları’nın ve Gigantlar’ın Savaşı.

Carl Humann aslında bir demiryolu mühendisi fakat arkeologluğu da var. İzmir’in kuzeyinde demiryolu çalışmaları sürerken bu çalışmaları sırasında bölgede geziler düzenliyor. Bu gezilerin bir tanesinde Dikili dolaylarında bir yerleşim keşfediyor. Bu sırada yerli halk da çıkan mermerleri kireç yapmakla meşgul. Bunun üzerine derhal bir Kaiser Friedrich Museum’u durumdan haber ediyor ve zamanın Osmanlı Padişahı’ndan  (2. Abdülmahid) alınan/koparılan izinle bölgede kazılar başlıyor. Bölge halkının elinde kireç olmaktan kurtuluyor bir nevi Pergamon. Bu süreçte Zeus sunağının keşfi yaşanıyor. Zamanın Asari Atika ek yönetmeliğine göre arkeolojik kazılarda ele geçen buluntular 1/3 oranında paylarla kazı yapan kurumun, devletin ve mülk sahibinin mülkiyetinde sayılıyor. Bu işin erbabı Almanlar, safım Osmanlı yönetimini ikna ederek 10-15 kilometrelik (kesin sayı nedir bilemiyorum) demiryolu karşılığında devletin ve mülk sahibinin (mülk sahibi hazine olduğundan) paylarını alıyorlar, yani tamamını almış oluyorlar. Ele geçen eserler paketlenerek Dikili limanından, Almanya’ya doğru yola çıkarılıyor ve doğdukları topraklara bir daha dönmemecesine veda ediyorlar… İşte, günde binlerce insanın gezmek için önünde kuyruk olduğu Bergama Sunağı’nın Anadolu’dan götürülüşünün kısa bir hikayesi.  Tüm bu kazılar gerçekleştirilmeden önce ele geçen bir kaç parça da daha önce bahsettiğim Ashmolean Müzesi’nde sergilenmiş, uzunca ilginç hikayesini şu makaleyi indirerek inceleyebilirsiniz: Michael Vickers, “The Thunderbolt of Zeus: Yet More Fragments of the Pergamon Altar in the Arundel Collection“, American Journal of Archaeology, Vol. 89, No. 3 (Jul., 1985), pp. 516-519. Bütün hikayenin ayrıntılarını öğrenmek için Carl Humann ölünceye kadar O’nun asistanlığını yapan Theodor Wiegand‘ın eşiyle birlikte yazdığı Halbmond im letzten Viertel. Briefe und Reiseberichte aus der alten Türkei von Theodor und Marie Wiegand (Hilal ve Son Çeyrek. Theodor ve Marie Wiegand’ın Eski Türkiye Gezi Raporları ve Mektupları. Son Çeyrek ifadesi ile Osmanlı’nın son dönemi kastediliyor.) eserini okuyabilirler. Ayrıca Priene eserleri de alabildiğine göz doldurmakta. Helenistik çağ sanatının gövde gösterisi gibi. (Video 1: Pergamon Altar)

free video player & video platform - interactive video, online video solution: video player, video editor - kaltura
wordpress video - wordpress plugin for integrated video on video blogs, and video tools

Theodor Wiegand‘ın çalıştığı yerler ise oldukça fazla: Anadolu’da, Yunanistan’da, Lübnan’da, Suriye’de ve Ürdün’de sayısız araştırmaya ve kazıya katılmış. Kendisi ayrıca Milet’in müthiş güzellikteki Pazar Kapısı’nı Bergama Müzesi’ne kazandıran kişi. Milet Pazar kapısının da talihsizliği çoktur. 2. Dünya Savaşı sırasında tahrip olmuş ve ardından tekrar onarılmıştır. Onarımın hatalı olduğu anlaşılınca tekrar sökülmüş ve tekrar onarılmağa başlamıştır. Günümüzde halen bu onarımı sürmekte… Sergilenemeğe tekrar ne zaman başlanır bilemiyorum.

İştar Kapısı, Babil’in iç şehire açılan sekizinci kapısı. Büyük bir çoğunluğun ismini Matrix isimli filmden bildiği 2. Nebuchadnezzar tarafından Babil Tanırıçası İştar adına yaptırılmış. Tek kelime ile betimlemek gerekirse, “muhteşem” demek zorundayım. İ.S. 6. y.y.’a kadar Dünya Harikaları’ndan biri olarak sayılmış, sonradan niye çıkarıldı da yerine başkası konuldu bilemiyorum ama araştırıp yazacağım. Rober Koldaway’in başkanlığı’ndaki ekibin büyük bir kazı çalışması ile gün yüzüne çıkardığı, daha sonra Bergama Müzesi’nde sergilemeğe başladığı harika güzellik. Eser bu kadar güzel olunca kapanın elinde kalmış denilebilir. Aslan, Boğa ve Ejder kabartmalarının bir kısmı İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde görülebilir. Benzer diğer parçaları da dünyanın çeşitli müzelerine dağılmış durumda. Sonuç olarak gezerken gözlerinizin gördüğü güzelliğe hayran kalıyorsunuz. (Video 2: İştar Kapısı)

free video player & video platform - interactive video, online video solution: video player, video editor - kaltura
wordpress video - wordpress plugin for integrated video on video blogs, and video tools

Müzenin daha etraflıca eleştirisini ve buna ek olarak Ortadoğu Müzesi, İslam Sanatı Müzesi ve Antikensammlung’u ve ayrıca Nefertiti’nin o akıl almaz güzelliğini bir diğer yazıda anlatmağa çabalayacağım. Katkılarınız olursa da çok sevinirim.

Aşağıda, müzede uyduruk makinemle çektiğim fotoğraflara da göz gezdirebiliriniz. Harika güzellikte değiller ama kafabızda bir fikir oluşması için yeterli olacağını düşünüyorum.

Filled under Archaeology Thing, Art Thing, Türkçe. Comments.

Invitations for Dropbox & Socialthing!

Dropbox Logo

Dropbox is an online storage service which provides storing (and syncing) your data securely on the web. It’s dektop application successfully integrates with windows explorer. (UPDATE: Linux version of Dropbox is available check it out: http://stompbox.typepad.com/blog/2008/09/dropbox-for-lin.html)

Socialthing! Logo

Socialthing! is a social media aggregator which was acquired by AOL. It can be considered as Friendfeed with less noise…

I have 10 invites for Dropbox and 12 for Socialthing!. If you’re interested about these services drop a comment below for receiving an invitation. Cheers!

Filled under English, Humor Thing, Internet Thing. Comments.

Matematik mi Demiştiniz? Ya Mathway?

Mathway Logo

Matematik tarihi ve felsefesi üzerine uzunca bir sohbet yapıp üzerine birşeyler içmek herhangi bir yere oturduğunuzda aklınıza genelde bilgisayar dünyasının matematik öğrenimine getirdiği sıkıntılar gelir. Çoğu yerde dile getirilen “bilgisayarda ders çalışmak” savı külliyen yalandır, zira bilgisayar hödüğün önde gideni bir makinedir. Bilgisayar vasıtasıyla en fazla bir şeyler okuyabilir, türlü hesap kitap işleri yapabilirsiniz “çalışmak” bağlamında.

Rekabet ideolojisi çerçevesinde öğrenme ortaklığı kavramının çöpe atılması vicdanımda bir sızı kaynağıdır her zaman. İşte bu rekabet ideolojisi ve meşhur hödük bilgisayarlarımız ile işleri o kadar hızlı yapalım istiyoruz ki… Bunun sonucunda ister istemez “iş kolaylaştırıcı” araçlar geliştiriliyor: Hemen tüketilmeğe hazır.

Örneğin mühendislik öğreniminin temeli matematik öğrenimidir. Mühendislik öğrenimi boyunca öğrenciler, öğrenmeyi keşfetmenin dünyasında türlü sıkıntılar yaşarlar. Bu dünya, matematikçe düşünebiliyor olmanın farkına varıldığı, bu konuda doğum sancılarının yaşandığı bir dünyadır. İnsan türü diğer bütün canlılar gibi matematikçe düşünür ancak ideolojik araçlarla matematiğin “tü kaka” olduğu çoktan ilan edilmiştir bile.

Bilimlerin kraliçesi diye adlandırılan matematik (oldukça sakat bir kavramdır, çünkü matematik bilimler üstüdür), “tü kakalık” durumundan kurtulmağa çalıştıkça, onun içine iyice saplanır. Rekabet ideolojisi ile bilenmiş vicdanlar; kolay, hazır ve çabuk tüketilebilir matematiği “talep” ederler. Bunun bir çok yolu vardır hödük bilgisayarlar varlığında.

Bir sürü matematik uygulaması: Hazır müthiş fonksiyon kütüphaneleri, mikro işlemcilerin varlığında zırt diye çözülüveren denklem takımları. Bunlar sayısız olanak demek. Örneğin integral hesabından “nefret eden” ve/veya “ettirilmiş” bir öğrenci, Matlab ile bir hesaplamayı akıl almaz derecede hızla yapabilir veya nümerik integrali “tek dünya” zanneden birisi bir kaç satır kodla bu işi halleder. Bu süreçte öğrenmenin mümkünatı yoktur. Öğrenmenin olmazsa olmazı bilişsel süreçler tekmeyle kapı dışarı edildiğinden bu gayet olağandır. Oysa ki iş tasarım kısmına gelirse işler değişir…

Bu süreçte bilgisayarlara hep içten içe dualar edilmiştir. “Ah ülen bize anlatıverseydin şu konuyu…” Çözümlü örnekler aranır haşır neşir, kolayca atlatabilmek için… Kitaplar ne güzeldir, bir o kadar da kötüdür! Çözülmesi gereken bir sürü soru hediye eder öğrenciye! Öğrenci evinde oturup çalışırken daima ufak tefek yardıma ihtiyaç duyar, koskocaman bir sorunun çözülmesi için değil belki ama bir kaç matematik hilesi belki bilinmeyen bir yöntem…

İşte bu arada bu sorunları yaşayan insanların yardımına garip bir şekilde internet yetişti: Mathway. Hazır löp sonuçlar değil, basamaklı anlatım. Öyle devasa sorunlar, koca koca denklem takımları çözdürmek değil elbet amaç. Ne demek istediğimi şu basit 2cos(3x)-1=0  (0<=x<=pi) hesabını yaptırarak görebilirsiniz. Çözümü görmek için lütfen tıklayın. Üstüne üstlük sıkılmadan grafik de çizebiliyorsunuz ve bunların hepsini bir web gezgini kullanarak yapabiliyorsunuz. Üstelik, bedava!

Nasıl, güzel değil mi? Bunun için tek yapmak gereken Mathway.com adresini bilmek ve sayısal ortamda matematik sözdizimi ile aşina olmak… Mathway, temelde 6 bölümden oluşuyor, bunlar sırasıyla: Basic Math (Temel Matematik)Pre-Algebra (Cebir-Giriş)Algebra (Cebir)Trigonometry (Trigonometri)Precalculus (Calculus-Giriş), ve nihayetinde Calculus.

Site oldukça detaylı anlatımla soruları çözebiliyor. İnsan yalnız kaldığında bir hoca ihtiyacı duyarsa, Mathways yardıma yetişebilir. Dehşetengiz bir fonksiyon kütüphanesi bulunmasa da söz verdiği işleri gereğince yerine getiriyor.

Bol matematikli günler dilerim :) Saygıyla…

Filled under Scientific Thing, Türkçe. Comments.

Pages: Prev 1 2 3 4 5 6 7 8 .....69 70 71 Next