| Mobile | RSS

Biyoproses Mühendisliği Tarihinden Bir Kesit

Penicillin Nobel Prize

Biyoproses Mühendisliği’nin doğuşu tarihsel olarak şarap ve bira gibi ürünlerin üretilmesi ile başladı denilir ve böyle aktarılır. İnsan türünün mayalanma görüngüsünü keşfedeli uzun yıllar oluyor, neredeyse 5000 yıldan fazla. Zamanında Sümerler’in birayı ilk keşfettikleri an hissettikleri heyecanı birebir yaşamak isterdim…

Ancak gelin görün ki “konvansiyonel” anlamda modern çağ biyoproses mühendisliğinin başlangıcı penisilinin “görece” büyük miktarlarda üretimi ihtiyacı ile başlar…  (Çağın koşulları ki buna savaş ekonomisi denilmelidir, bu mesleğin gelişimini başlatan ateşi yakmıştır.) Bu tip ürünlerin üretimi etraflıca biyoloji bilgisi, üretim ortamları tasarımı, alt/üst akım işlemlerinin varlığını gerektirmiştir. Uzun uzadıya burada anlatmak istemem dileyen şu kitaptan “piyasa koşulları” çerçevesinde bilgi alabilir.

Büyük usta Fleming’in yaktığı ateşi üretime çeviren; Howard Florey, Ernst Chain ve Norman Heatley olur ve bu  penisilin denilen nadide ürünü ilk defa büyük çapta üretmeğe başlarlar. 1991 yılında Science’da yayınlanan “Penisilin’in Unutulan Adamı: Norman Heatley” (Penicillin’s Forgotten Man: Norman Heatley) adlı yazıya göz atmanızı isterim. Bunların dışında “Howard Florey ve Penisilinin Gelişimi” (Howard Florey and the Development of Penicillin) ve müthiş maceralarla dolu Ernst Chain’in “Penisilin Terapisinin 30 Yılı” (Thirty Years of Penicillin Therapy) isimli makaleleri mutlaka okunmalıdır. İşte bu “biyoprosesin” başladığı anlarda kullanılan araç gereçler İngiltere’nin Oxford şehrinde Sir William Dunn Patoloji Okulu’ndayken, artık Museum of the History of Science ‘da sergilenmekteler.

ve Lancet’de 1940′da yayınlanmış (Chain et al. I940), o meşhur makale: (Yenilenmiş Sürüm) Penicillin as a chemotherapeutic agent. 1940, (Orijinal Sürüm) Penicillin as a chemotherapeutic agent. 1940 ( Tavsiye: İlk sürümünü okumak daha bir heyecan verici…)

Ayrıca, Fleming’in 1929 yılında The British Journal of Experimental Pathology‘de yayınladığı “On the Antibacterial Action of Cultures of a Penicillium, with Special Reference to their Use in the Isolation of B. Influenzae” isimli makale de bu işin en başıdır. Mutlaka göz gezdirilmeli (Ekteki dosyanın 1. ve 14. sayfaları arasında.)

Büyük bir heyecan duyarak gittim ve gördüm. İnsanın mesleğinin 80-90 yıllık bir süreçte ne aşamalar kaydettiğini görmek gerçekten müthişti. Ben de o ilk penisilin üretim araçlarını, ilk biyoreaktörü (ki kendisi peynir tenekesi gibi bir şeyden ibarettir, aslında çiftlik hayvanlarında görülen kurtlara karşın geliştirilen bir veteriner ilacının teneke kutusu: “Kylemal Drench”), sanki odun sobasından devşirme gibi görünen daha gelişkin biyoreaktörü, hatta hasta altına konulan ördeklerden devşirme biyoreaktörleri (bkz. video hakkında notlar) penisilinin yapısını çözmek için kullanılan X-ışını kristalografi çalışmalarını (şurada ayrıntılı açıklaması ve bir fotoğrafı mevcut,-Model of Structure of Penicillin, by Dorothy Hodgkin et al., Oxford- ve aşağıdaki videoda ise ışık uyduruk kameram için yetersiz olduğundan belli belirsiz görülebilir.), basit alt akım araçlarını, üretilmiş ilk doz penisilini, kullanılan pensleri, ufak tefek her şeyi görebilirsiniz. Buyrun izleyin:

Video hakkında Notlar: Videonun ilk bölümü müzede penisilin üretim araçlarının sergilendiği bölümü içeriyor. İkinci bölümde Bilim Tarihi Müzesi kısa bir penisilin sunumu ve üçüncü bölümde is Alexander Fleming hakkında hazırlanmış ufak bir video. Penisilin ile ilgili çalışmalarından dolayı aldıkları Nobel Ödülü’nün konuşmasını yaparken yaperken, “bu maddeyi ‘Penicillium’ suşu üretiyor işte  adına o yüzden ‘Penisilin’ diyoruz, hihohahah” (dinleyiciler de kırılır gülmekten bu arada) dediği anları yaşamak ayrı bir zevk…

free video player & video platform - interactive video, online video solution: video player, video editor - kaltura
wordpress video - wordpress plugin for integrated video on video blogs, and video tools

Dipnot:

Putting Biotechnology to Work: Bioprocess Engineering isimli kitapta geçen aşağıda alıntıladığım tanım bölümü, manidar olarak uzun süre çeşitli çevrelerce meslek tanımı olarak kullanılmıştır. Hazırcılık böyle bir şey olsa gerek.

Bioprocess engineering is the subdiscipline within biotechnology that is responsible for translating the discoveries of life science into practical products, processes, or systems that can serve the needs of society.

Reblog this post [with Zemanta]

Related posts: / Benzer girdiler:

  1. Sipru Gözlemleri #10: Beta 1.2.5
  2. [Nasıl]: Ubuntu 8.04′de gspca sürücüsü kullanan webcamlerin video ölçekleme hatası nasıl önlenir?
  3. Sipru Gözlemleri - 5
  4. YouTube: Canlı Video

Leave a Reply 39 views, 2 so far today |