Etimoloji ile Tribünlere Oynamak
Published on February 11th, 2008.
Her zaman kelime kökenleri ile uğraşmak ilgimi çekmiştir. Amatör bir etimologum diyebilirim. Etimolojide her zaman sürprizler vardır ve çok eğlencelidir. Bunun gibi bir eğlence araken kendime gezerken bir örneğe rastladım. Konusunun başlığı şu imiş: Yazarın Görgüsüzlüğü ile: “Kötü yola düşen kelimeler”
Okuduğumda, besbelli etraflıca hiç bir araştırma yapılmadan yazıldığını gördüm. Arkadaş, sırf ziyaretçi toplamak için bu işlere niye kalkışırsınız ki…
Buyrun:
Yavşak
Ne denmiş?
Yavşak: bit yavrusu, sirke demektir.
Biraz araştırılırsa nasıl olurmuş?
Yavşak: yavsı/yavsu/yavşak. Türkçe bir kelime, elimdeki kaynaklar 1500′ler civarı kullanılmağa başladığını söylüyor. Bit yavrusu veya kene
Yavsı-/Yavşa- güçsüz ve/veya yavaş olma durumu, yavru olma hali
Yavan: zayıflamak, güçsüz düşmüş
Belirtilen tarifte çok hata var. Bir kere bu kelime kötü yola düşmedi. Geçtiğimiz yüzyılın başlarına kadar “yaŋşak” olarak kullanılan “çok konuşkan, geveze” manasında bir kelimenin sadece yazımının değişmiş hali “yavşak”. Türkçe Latin alfabesi yapılırken “ŋ” sesi ne kadar düşünülmüştür acaba? Bilen yazsın. Siz “domuz”‘u da “domuz” olarak bilenlerdensiniz sanırım. (Sinir = Sinir + 1)
Pezevenk
Ne denmiş?
Pezevenk: farsça “pejavend” kelimesinden geldiği söylenir. o dildeki anlamı “kapı tokmağı” veya “sürgü” imiş. Türkçe’ye de “kapıda bekleyen adam” anlamıyla girmiş. şimdi kullanılan anlamı ise malum…
Biraz araştırılırsa nasıl olurmuş?
Bal gibi de Ermenice bir birleşik kelime. 1400 model hemi de. Dilimizde Ermenice kökenli kelimelerin olamayacağını, nasıl olup da dilimizde var olabildiğini düşünen, bunları ayıklamağa çalışan zihni bulanık ulusalcı yaftasıyla ortalıkta gezen korkak bir o kadar da cevval ve faşist ideolojinin eserlerindendir. Ermenice olmayacak ya, vur beline Farsça’nın… Yürüyün be koçlar.
Pezevenk: Ermenice Pozavak’ın Türkçe’deki hali. Poz fahişe demek. Avak ise bir şeyin sahibi demek.
Yosma
Ne denmiş?
Yosma: şen, güzel kadın.
Biraz araştırılırsa nasıl olurmuş?
Yosma: kaba, hantal, aptal (Hangi yüzyılda kullanılmağa başlanmış onu da etimolog blogcu arkadaşa bırakıyorum, yazıversin)
Dürzü
Ne denmiş?
Dürzi: Suriye’nin havran bölgesinde, Lübnan’ın bazı bölgelerinde ve buralara yakin bölgelerde yaşayan ve kendilerine özgü mezhepleri olan bir topluluk.
Biraz araştırılırsa nasıl olurmuş?
Bir kere bu kelimenin Türkçe doğru yazımı “dürzü”‘dür. Dürzi Arapça yazımın translitere edilmiş halidir. Muhammed İsmail el-Da kimdir bunu da kendisi araştırsın. Niye bu kelime “kötü yola düşmüş” onu da araştırsın. Haaa bir de, Farsça’da “derzi” gibi bir şey var o nedir peki?
Ukala
Ne denmiş?
Ukala: Arapçadan dilimize geçmiş ama bu dilde ve pek çok Osmanlıca metinde “akıllılar” demek.
Biraz araştırılırsa nasıl olurmuş?
Copy-paste kokusu fışkırmakta. Arapça’yı nasıl unuttunuz? Akil lafını bilirsizniz değil mi? Aklı başında ya da zorlarsam biraz Latince desteği ile rasyonel diyebilirim. İşte Ukala da “akil”‘in çoğulu. Osmanlıca nereden geldi hocam? Metafor ya da mecaz diye bir şey var hocam. Mecaz olmasaydı, edebiyat nasıl olurdu?
Kahpe
Ne denmiş?
Arapçadan dilimize girer ve etimolojik olarak öksürme kelimesi ile ilgili. bu bayanlar yerlerini gece karanlığında öksürerek belli ederlermiş Türkçedeki anlamı ahlaksız kadındır.
Biraz araştırılırsa nasıl olurmuş?
Vallahi bir cinnet çözer işi. Kahpe doğrudan Arapça’dan gelme. Arapça eş anlamlısı var: Fahişe. Tuzağa düşmemek için Fahişe’ye bakalım Azmış, utanması olmayan bir şey veya kadın demek. Bahsettiğim blog girdisini yazan kişiye ödev 1: “fahiş” ve “fuhuş” kelimelerini araştırın efendim.
İsterik:Histerik
Ne denmiş?
İsterik: “histeri” nöbetlerine tutulan kişinin aldığı sıfattır. duyu bozuklukları, türlü ruh karışıklıkları, çırpınma, kasılmalar ve bazen inmelerle kendini gösteren bir sinir bozukluğudur. oysa Türkçede “isteme” ile bağ kurulması ve “bir şeyi çok isteyen” anlamında kullanılması çok yaygındır. hatta bazen, “isterik kadın” lafı oldukça aşağılayıcı bir mantıkla kullanılır.
Biraz araştırılırsa nasıl olurmuş?
Cinnet Sürüm 0.0.2.beta. Bir kere bu kelime de kötü yola düşmedi. Psikoloji, Psikanaliz, Psikiyatri tarihi ve felsefesinden bihaber zihniyet ürünü. Fransızcamızı geliştirelim: Hhystérique. Türkçe’deki hali hem “isterik”, hem de “histeriktir”. Şimdi, teeee Eski Yunan’a uzanıp bakalım. Hipokrat ya da Hippocrates, diye bildiğimiz doktorlarımızın dedesi bir adam var. Duymayan pek azdır. Bu Hipokrat amcadır “Histeri”‘yi tanımlayan (hysterikos. Bu da rahimle ilgili olan, rahime ait olan demek.). Araya sokuşturayım: Eski Yunanca “hystera”, Rahin manasına gelir. Hipokrat düşünmüş ki, kadınların cinsel ilişki yokluğundan dolayı, kuruyup yukarı doğru büzüşen rahimleri, basınç yapıp yüreği ve ciğerleri sıkılştırırmış. Bunun sonucunda da kadınların deyim yerinde ise “kafayı yeme” hali ortaya çıkarmış… Gel zaman git zaman bu terim hep kullanıldı ama bu kelimeyi tekrar meşhur eden, değerli hocam “Sigmund Freud”‘dur. Psikanaliz çalışmalarında histeriyi tekrar inceleyince bu kadar popüler oldu. Zaten, her daim sapık gözüyle bakılan değerli S. Frued yüzünden “kötü” olarak yaygınlaşmıştır. Bu şekilde algılanmasına sebep olan ve bunun tekrar tekrar üretilmesine sebep olan her bireyi teker teker “deŋgsizdir” efendim. Cinselliğe dair her türlü sıkıntıyı sapıklığa yoran ideolojidir suçlu olan.
Karyola
Ne denmiş?
Karyola: bizde genelde yatağın üzerine serildiği, genelde metalden yapılan ayaklı mobilya anlamına geliyor. oysa gerçek anlamı “el arabası”dır.
Biraz araştırılırsa nasıl olurmuş?
Cinnet Sürüm 0.0.2.Release Candidate. Dalgalandım da duruldum!. Karyola niye kötü yola düşsün. Hey Allah’ım. İyi ki belirtilen anlamının bir tanesi tutuyor. Über blog yazarının bu maddeden çıkaracağı dersler:
1) Copy paste yapmayacağım, yapsam da mahiyetine bakacağım,
2) İtalyanca sözlük edineceğim,
3) Bir sözcüğün birden çok anlam taşıyabildiğini, tebeşirle tahtaya 100 kez yazacağım, sonra 100 kez okuyacağım,
4) Venedik’e gidip, Venedikçe diye bir dilin var olup olmadığını araştıracağım.
—
Bu girdiyi yazmak için bana kuvvet veren Andreas Tietze‘yi şükranla ve rahmetle anıyorum.
Diğer kelimeler ve açıklamalarında ufak sorunlar var fakat çok önemli değil.
Birileri de çıkar benim hatalarımı yüzüme vurursa çok sevinirim.
Recep İvedik’ten deyimler: “Tribünlere oynamayalım, oynayanları da uyaralım”…
ve adı geçen yazıdan akıllara zarar bir yorum:
Yahu, gidin yahu… Bu milliyetçilik ayaklarından gına geldi. Cehalet diz boyu, gidin kütüphaneye kardeşim atıp tutacağınıza.
Filled under Living Thing, Türkçe.
Tags: Arapça, Dürzü, Ermenice, Etimoloji, Farsça, İtalyanca, Osmanlıca, Pezevenk, Türkçe, Ukala, Venedikçe, Yavşak, Yosma




dikkat ederseniz, genellikle türkçe kökenli olmayan sözcükler kötü anlamlar yüklenmişler. yani türkçemizin güzel sözcüklerine bu kötü anlamları yakıştıramamışlar. ayrıca düşünsenize, zamanında farslar “dürzilik”, araplar “kahpelik” yapmasaydı, şimdi fransızların “madam”ları kadar kıymetli olurlardı. :d