Parkeoloji
Hayatım arkeologların arasında geçtiği için, ister istemez arkeoloji ile ilgili bir şeyler yazıp çizen insanları gördükçe heyecanlanıyorum. Bu bazen tıpkı kazıda bir şeyler bulan arkeologların sevincine ya da günlerdir çözmeğe çalıştığım diferansiyel denklemi gecenin köründe ansızın çözebilen bir mühendis olarak benim yaşadığım heyecana benziyor. Hiç bir zaman bir arkeologun duyduğu heyecanı duyamayacağım ama onların gözlerindeki pırıltıyı yaşamayı çok seviyorum.
Binbir türlü olanaksızlıklar içinde çırpınarak süren arkeologluk hayatında herhalde en sevindirici anlar birbirlerinden aldıkları haberler ile mümkün oluyor. Hatta etrafın dedikodusunu yapmak bazen en zevklisi…
Arkeolog çocuğu olmak oldukça zordur; yazları unutulan birliktelikler, anne-baba özlemi, arkadaşlarınızın sizi definecilerin çocuğu sanması, her an “ne lan baban kazı mı yapıyor? ekiekieki” gibi aşağılayıcı sorularla karşılaşmak… Bazen de çok eğlencelidir; tozun toprağın içinde asistanlarla/öğrencilerle gırgır yapmak, eğer kazıya ziyarete gidildiyse kazı evi sohbetleri, akşam eğlenceleri, işçilerle şamata yapmak…
Bu devinim içinde insanlar soluk almağa çalışır, o hayatın sıkıntılarını katlanmak için. İşte tam burada yanınızda olabilecek, aynı dilden konuşabildiğiniz insanları tanımak karşılaşmak oldukça heyecan verici ve rahatlatıcıdır. Sevinirsiniz.
İşte bu noktada şu blog aleminde Parkeoloji‘ye rastlamak heyecan verici.
Eğer arkeologsanız, ilgiyle takip edeceğiniz bir blog olacaktır. Arkeolog değilseniz de arkeoloji dünyasında neler olup bittiğinden haberdar olmak için oldukça hoş bir kaynak. Ziyaret ve takip etmeniz şiddetle salık verilir….
Related posts: / Benzer girdiler:
