Yıldırım Türker Üzerine
-o-
Yıldırım Türker, Radikal gaztesinde uzun süredir haftalık yazılar yazan son derece müstesna bir kişilik. Sahip olduğu demokratik tavır ve son derece güzel üslubuyla, Türkiye gaztecilik camiasında örnek bir insandır. Sahip olduğudemokratik tavır yüzünden, başı sürekli belaya giren bir yazar. Bu sıkıntılarla ilgili bazı kaynaklara buradan, buradan ve buradan göz atılabilir.Ancak demokrasi mücadelesi içerisinde olağan bir durumdur. Herhalde, bu ülkenin demokratikleşmesi için mücadale eden her kişinin başına acı verici veya değil bir takım sıkıntılar gelmiştir.
Ülkeyi sarıp sarmalayan Perinçsiz-Kerinçek usulü neo-faşist yapıların Türker gibi isimlerden son derece rahatsız olmaları doğaldır. Zira, içinde bulundukları siyasal iktisat koşulları ve bu koşullar etrafında oluşagelmiş, palazlanmış düşüncenin toplumsal psikanalitik yanı ortadadır. Sürekli ve artarak bir şiddetle dayatılan, dünya kadar imgeyi yanında sürükleyen aşırı milliyetçilik ve bu yapının anahatlarını oluşturan insan haklarına saygızılık, militarist ruhun her daim yüce tutulması, güvenlik paranoyası; adaleti korku, baskı ve tehdit gibi silahlarla ipotek altına alma ve tabii ki en son olarak artarak uygulanan ayrımcılık…
Bu kervanın her zaman bir parçası olmuş TTK başkanı Haloçoğlu da son günlerde oldukça gündemdedir. Anadolu topraklarının rengarenk örgüsünü kendi hükümranlığı ile değiştirebileceğini, karara bağlayabileceğini bilmektedir bu kişi. Zira bu işi yapabileceğine inancının tam olmasını sağlayan bir kariyeri ve düşünce sistemi vardır. Elinden gelse karşı çıkacakları bir kaşık suda boğacak kadar da sertleşebilir. Bağırış-cağrışmaları televizyonlara çokça yansımıştır. Tarih sahnesindeki topluluklardan biri olan Kürtlerin de kökenini belirleyebilecek kadar derin bilgi ve tecrübeye sahiptir. –Bugün buna karşı çıkana gülerler ama söylemek gerekli: Kürt dilleri Hint-Avrupa dil ailesindendir, Türk dilleri ise Ural-Altay dil ailesindendir. Kendisine sormak lazım, acaba kendisi dünya tarihi boyunca dil grubunu Ural-Altay’dan, Hint-Avrupa’ya değiştirmiş kaç topluluk bilmektedir? Ya da bu kadar spesifik olmaya gerek yok, dil grubunu değiştiren kaç büyük insan topluluğu gösterebilir.-- Kendi elinde bu topraklarda yaşayanların komple seceresinin olduğu söyleyerek yaptığı bu işi de temellendirmiştir hatta muhattap olduğu kitleyi tehdit ettiği de söylenebilir. Soyu ile ilgili sıkıntısı olanlar bu secereye göz atabilir
Azeriler’in kullandığı bir deyimle, kendisi adeta “soyculuk” yapmaktadır. Yani ırkçılık.
Halaçoğlu düşüncesinde insanlar bu dünyada çoktur. Özellikle bu yüzyılın başında başlayan son yıllarda daha da etraflıca yürütülen bir çalışma vardır. Pan-Germanistik… Bir takım Alman bilim adamları Anadolu toplumlarının kökeninin yüce Germenler olduğu iddia ederler. Hatta bu “soycu” -Aryan- düşünce neredeyse Hint-Avrupa topluluğunu Germen ilan etmek ister. (İngilizcesi olan kişilerin Aryanism ile ilgili olarak şu makaleye göz atmasını isterim. ). Aryan’cılar Halaçoğlu gibi de değildir, sayısız yayınları vardır.
Türker’in, Radikal gazetesinde yazdığı son yazıyla Haloçoğlu’na yönelttiği eleştiriler son derece yerindedir. Türkiye toplumunu adeta avanak yerine koyan bu faşist düşüncelere karşı, Türker gibi insanların varlığı son derece mühimdir. Bugünkü yazısınının son kısmından bir alıntı:
…..Kısacası, Halaçoğlu, bir bilim insanı değil, öncelikle Türkiye Cumhuriyet tarihinin duramamış patlamış bir bekçisidir. Tarihin iyi olduğunu kim söylemiş?
Marx’ı burada anmamak elde değil. Kapital’in önsözünde yer alan tarih ile ilgili sözü harikadır: “De te fabula narratur!” yani Türkçe’siyle “Senin anlatılan hikayen üzerine!” Tarihçilerin bir kısmı niye Marx’tan nefret eder? Burada Althusser’in söylediklerini de unutmamak gerekir “…eğer fiziğin kıtasını Galileo açtıysa, tarihin kıtasını Marx açıyordu“.
Google’a girin ve “De te fabula Narratur!” yazın bakalım neler olacak…. Teşekkürler Yıldırım Türker…
Saygıyla…
Related posts: / Benzer girdiler:
